Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2012 Salı

İnternet Bağımlılığı ve Aile

Bizim neslin büyük çoğunluğu internete, internet cafelerde bağımlı oldu. Dotaydı, Wowdu,  Knightti bunlar yoktu o zaman Age of Empires vardı, Counter strike vardı. Biz bunları deli gibi oynardık. Haliyle bağımlı olduk. Artık her şey için çok geçti, artık biz bağımlılardık....

Ben kendimi kurtardım fakat şimdilerde iş o kadar büyüdü ki. Online oyunlar, sosyal ağlar, chat vs... Hayatlarımızın büyük bölümünü işgal etmiş durumda. İnternet reklamcılığı bir numara olma yolunda emin adımlarla ilerliyor, e millet internette ki ilerliyor...

Şimdi asıl problem bilgisayar başında uzun vakit geçirilmesi değil, bu çözülemeyecek bir şey de değil. İradenle alakalıdır yani sigara gibi değildir. Sigarayı bırakınca vücudun nikotin diye inler fakat, interneti bırakıp ta kilobayt, megabayt diye inleyen kimse görmedim. Asıl sorun Aile!  Bilgisayar ailenin temel taşı olmamalı, bunun yerini muhabbet almalı. Gençlerin bu meseleye özen göstermesi lazım. Mesela baban eve gelmiş akşam canı çıkmış çalışmaktan, bi zahmet kalk bilgisayar başından git babanın yanına şampiyonlar ligi maçlarını izleyin. Bi annenin yanına uğra ''napıosun fıstık'' falan de, kardeşini çağır aç bi film izleyin.

Aileyi birbirinden uzaklaştırma şurada kalsın evi ocağı yıkılanlar var. Cepte kredi kartı, karşıda monitör, önünde klavye... Kumar internet sayesinde evlerimize kadar girdi. Kumarın haricinde bahisler, ücretli ve ya ücretsiz ahlaksız siteler. Gençler arasında birde item kasıp satma hayali var...

Aslında problem internette ya da bilgisayarda değil. Problemin temeli birçok şeyde olduğu gibi insanın ta kendisi. Bazı bilgisayar oyunları zekayı açar hafızayı geliştirir. Çok faydalı, bilgi deposu internet siteleri mevcuttur. Sosyal ağlar arkadaşlarımızı unutmamızı sağlar. Haberleri anlık takip edebiliriz ve daha birçok şey her zaman ölçü dahilinde güzel...

Konu ile ilgili BenX filmini izleyebilirsiniz. Ana Karakter o kadar asosyalki online bir oyun hayatının merkezi olmuş durumda....

Subliminal Mesaj Nedir ve Nasıl kurtulunur.

Bir nevi bilinç altı mesajı. Görüntülerin ya da seslerin içinde aslında görünmeyecek kadar ayrıntıda olan fakat bilinçaltımızın bu ayrıntıyı atlamadığı mesajlardır.

Bir şeyleri seversin ve bu şeyler aklına mantığına uymadığı halde gene de ona ilgi duyarsın. Örnek vermek gerekirse yarın sınavın vardır, son yirmi dört saat içindeki en önemli şeydir bu sınav ve biz bunu biliriz. Fakat biz, tamamen buna endekslenmemiz gerekirken boş işlerde vakit harcamaya devam ederiz. Ya da bildiğimiz anlattığımız bir çok yanlışı yapmaya devam ederiz.

İnsanlar farkında olmadan telkin ediliyor. Bu öyle bir hal almış ki telkin edenler telkin ettiklerinin farkında değil. Bize, aslında hiç özümüzde olmayan şeyler aşılanıyor ve bu çeşitli isimlerle yapılıyor. Bazen işin cılkı çıkartılıyor, tesadüflerde işin içine girebiliyor. Mesela etrafınızda desenli bir halıya bakın ya da taş bir duvara ya da toprağa, kendinizi zorlayın Yemin ederim hayal gücünüzle bir çok şekil oluşturabilirsiniz. Benim anlatmak istediğim bunlar değil direk hayatın içinde olan yönlendirmeler. Yönlendirmelerin ne olduğuna girmeyeceğim, çünkü bunu yapanların dini imanı para onları kurtarmak yapılabilecek bir şey yok.

Nefsi temizleme dediğimiz olay bana bilinç altını temizlemeyi andırır. Mesela insan sadaka vermek istemez. Neden istesin ki ? Vereceği para kendine lazım olabilir. Nefsini temizlemek isteyen bir insan da bu şekilde düşünür fakat onun farkı istemeyerekte olsa elini cebine sokup parayı vermesidir. Bu, kimse görmeden ve kimseye söylenmeden yapılmalıdır böylece kulağımıza ''kendini kandırıyorsun işin gücün gösteriş, böyle hayır olmaz hiç yapma daha iyi'' diye fısıldanmaz. Bu hal böyle devam eder. En sonunda öyle bir hal alır ki yardımcı olmak onun bir parçası haline gelir ve cebindeki akrep ölür.

Mesela cinsellik, Subliminal mesajın bir numarası. Hiç bilmiyorsa bile herhangi bir video sitesinde dolaşan insan bu unsurun karşısına nasıl çıkartıldığını bilir. Asıl mesele bunun farkında olabilmemiz. Eğer farkındaysak elimizde yeterli istihbarat var ve savaşa hazırız demektir. Birçok karşı koyma yönteminden en önemlisi günah faktörüdür, vicdan azabı öyle bir hal alır ki en sonunda ya ölmek zorunda kalırsın ya da bundan vazgeçmek. Bir başka yöntem kendini kabullenme ve benzerlik yöntemidir. Karşı cinse duyduğun yakınlığın onunla değil seninle alakalı olduğunu bilirsen ciddi bir yol katetmiş olursun. Karşı cins istediği kadar çekici olsun, sen onun diğer karşı cinslerden farklı olmadığı bilincine varırsan sorun kalmaz.

Şeytanla mücadele etmenin, bildiğim en iyi yolu inatlaşmaktır...

Eğer ben halimden memnunum diyorsa ki eminim birçok insan bunu söylüyor söyleyebileceğim tek şey ''daha oyun bitmedi sen birde oyunun sonunu gör ''.İnsan iradeli bir şekilde yaratılmıştır, zor da olsa kendisini bu tür dış etkenlerde koruyabilir.



23 Mart 2012 Cuma

Pardon Nereden Arkadaş Oluyoruz ?

Vatandaş, Yoldaş, Adaş, Arkadaş... Daha önce fark ettiniz mi bilmiyorum ama bu kelimelerin ve daha nicesinin sonu aynı. Vatandaş aynı vatanı paylaşan demektir, yoldaş aynı yolu, adaş aynı ismi. Peki ya Arkadaş ? Hiç düşündük mü?

Arkadaş yani aynı arkayı paylaşan kişi demek... Yani birinin sırtı yere geldiği zaman diğerinin sırtı da yere gelmeli. Eğer ayakta duracaklarsa beraber durmalılar. Yani anca beraber kanca beraber.Dil bilgisi anlamına bakınca sonuç bu peki hayatın kendisine bakınca?

Sahi ya arkamız bir çok kere boş kaldı ve birçok kere akrabalarımızın bile sahip çıkamadığı arkamıza yani göremediğimiz tehlikelere arkadaşlarımız ''Şşş hop dedik birader'' dedi. Bizde yeri geldiğinde arkadaşlarımızın arkasında durmayı bildik ve bazen oldu en ufak sıkıntılarına bile çare olmadık hatta haberimiz bile olmadı.

Arkadaşlarımızın ve bizim zaaflarımız oldu belkide bu yüzdendir ki arkadaş olmayı beceremedik. Ya da günlük işlerin telaşesine kandık hatırlayamadık. Olur ya bize bir acı yaşattı belki de... Belki de biz yaşattık ona aramıyor bizi...

Yarım yamalak aklımda kalan bir hikaye var Mevlana' dan. Mevlana' nın talebesi, birbirine sokulmuş iki köpeği görünce der ki ''işte gerçek dostluk budur''. Mevlana köpeklerin önlerine bir kemik atar ve biraz önce koyun koyuna yatan köpekler kemik için didişmeye başlar ve Mevlana der ki:''Bu mu gerçek dostluk''?

Arkadaşlık ne gülmektir ne eğlenmek. Konserde vakit geçirdiğimiz arkadaşlar henüz arkadaşımız değildir. Arkadaşlarımız biz aman demeden koşanlardır. Arkadaşlar cebindeki bin lirayla, boy boy kredi kartlarıyla yemek ısmarlayan da değildir. Arkadaşlar lise de evden getirdiği bir lira ile simit alıp ikiye bölenlerdir.

Herkes bildiği en iyi ikiliyi yorum olarak yazsın, rica ediyorum. Onların hayatlarına bakar belki gözden kaçırdığımız arkadaşlıkları öğreniriz. 

21 Mart 2012 Çarşamba

Her Kapına Geleni Hızır Bil'me'

Daha önce başıma gelen bir olayı bugün sizlere anlatacağım. Siz de çevrenizdekileri bu konu hakkında uyarın...

Evde tek başımaydım. Kapı çaldı, mercekten baktım sırtında çanta olan yirmi yaşlarında bir genç. Yan dairede oturan gençler var heralde onları soracak diye düşünerek kapıyı açtım.

Selam verdi sonra kitap sattığını söyledi ve çantasından kitaplar çıkardı. Kitapları uzattı bana baktım ki dua kitabı - yasin kitabı - rüya kitabı(Varan 1).

''Bu kitaplardan bende bir sürü var'' dedim.
''Biliyorum o yüzden geldim'' dedi (Varan 2)

Falan tarikatın merkezinden geldiğini söyledi (Gerçekten onlarla bağı olup olmadığını bilmediğim için geldiği yeri söylememeyi tercih ediyorum).

''Allah' ın Embiyasına, Evliyasına ve Ariflerine inanır mısın?'' dedi.
Tevakuf halinde olduğum bir meseledir ama meraktan ''inanırım'' dedim.

Başladı duaya, tabi ağzında geveliyor anlamıyorum.

''Yardıma ihtiyacı olan bir arkadaşımız için para topluyorum bura da özellikle sana geldim sende para olduğunu biliyorum(Varan 3), gelene değil gönderene bak''gibisinden bir şeyler söyledi.

Niyetini tam kavramak için '' evet para var fakat faturaların parası bugün ödemem lazım ''dedim.
O da ''Olsun bu Allah rızası için sen hepsini bana ver, 20 dk içinde falan yerde olmam lazım dedi.(Varan 4)

Aramızda muhabbet uzadı zannediyor ki kıvama geliyorum. Her konuştuğumuzu yazmaya gerek duymuyorum anlamanız için bu kadarı kafi. En son olarak sırtına vursam korkar mısın gibisinden bir şeyler söyledi. Bende fazla uzattım dedim kovdum şok oldu.

------------------------------------------------------------------------------------------------------
Varan 1: Rüya kitabı diye bir şey yoktur ve olamaz rüyaların hepsi kendine özeldir, yazılanların hepsi uydurmadır.

Varan 2: Zarf atmış, evimde dini kitap var mı yok mu onu öğrenerek inançlı olup olmadığımı ölçtü. Ayrıca biliyorum diyerek ürkmemi sağladı.

Varan 3: E baktı eve güzel, kıyafetler düzgün anladı para var.

Varan 4: Sahtekar dedim içimden sen Allah rızasını düşünsen benim fatura paramı ister misin? Ayrıca 20 dk da gitmem gerek dediği yer en az 300km mesafe mümkün değil gitmesi (Onu evliya zannedeyim diye ufak ufak gerilim veriyor... :) )


Mutlaka oku: Ciddiye alıp polisi aramadığım için bin pişman oldum. Bir ay sonra yerel haber kanalında çıktı, tahminimce aynı arkadaş başka bir mahallede, kadına evinde büyü var bozmaya geldim demiş. E cahil kadın inanmış almış eve. Basmış kadının boğazına... Neyse ki kadın bağırınca komşular yetişmiş. O genç kaçmış ama.

Gör bunun gibi daha ne olaylar var. Aman ha özellikle kadınlar ve çocuklar evde tekken kapıyı bile açmayın. Bunun gibi insanlar kapıyı çalar bakar ki olacak gibi değil 3,5 kuruş ister gider. Cehaleti fark ederse kandırmaya çalışır. Gözü keserse evi soymaya bile cüret gösterir... Vicdanınız rahat olsun. Allah bize önce yakınlarımıza yardım etmemizi emrediyor, sadaka vermek istiyorsak böylelerine değil akrabalarımıza, arkadaşlarımıza ve komşularımıza öncelik tanımalıyız. Ya da ne bileyim Somali' ye, Van' a gerçekten ihtiyacı olduğunu bildiğimiz insanlara yardım etmeliyiz.


RSS FeedRSS

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Macys Printable Coupons