İncelemelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İncelemelerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2012 Cumartesi

Half Life

Oyun Half Life 1, Half Life 2, Episode one ve Episode two olmak üzere dört bölümden oluşuyor. Half Life 1 çok eski olması itibarı ile grafik açısından bayağı yetersiz fakat oyunun hikayesi bizi içine çekmeye yetiyor. Hikayeyi özetlemek gerekirse dünyamız sömürge olma tehdidi ile karşı karşıya ve karizmatik duruşuyla dikkat çeken Gordan Freeman buna karşı mücadele veriyor, saz arkadaşlarını da unutmamak lazım tabi. Bana göre bir oyunda en önemli unsur hikayedir. Sanırım oyunun 1 numara olmasının sebebi muhteşem grafikler değil oyunun hikayesi.  Ayrıca Half Life 2 gelmiş geçmiş en iyi oyunlar sıralamasında 1. sırada yer alıyor.

Oyunun grafikleri muhteşem öyle ki yanınızdaki insanların yüzündeki endişeyi, korkuyu, sevinci ve daha birçok mimiği çok rahat fark ediyorsunuz. Büyük ekran gibi bir merakım yoktur ama sırf bu oyun için kaç kere televizyonu söküp odamda laptobuma bağladım hatırlamıyorum.

Oyunda arayabileceğimiz birçok unsur bulunuyor. Yeri geliyor, yer altlarında zombimsi yaratıklarla çarpışıyoruz tabi etraf karanlık geriliyoruz, hele o aniden çıkan yengeçler yok mu?... Neyse sonra geniş, ferah alanlara çıkabiliyoruz buralar da baş belası böcekler var, önünü alamıyorsun bu böceklerin ver ha geliyorlar. Tek çare toprağa basmamak. Araba kullanabiliyoruz, en eğlencelisi de bu bence. Bazende şehirlerde işgalci asker ve polislerle çarpışıyoruz. Böceğimsi helikopterleri ve üç ayaklı devasa yaratıkları var bunları ancak bazukayla indirebiliriz.

Tek bir eksik yönü varsa oda üstünde birçok silah taşıyabilmesidir. Bu birçok oyunda böyle, fakat bence ciddi bir mantık hatası adamın üstünde 8-10 tane silah olabiliyor. Anlamıyorum bavulla mı dolaşıyor bu adam? Bavulla dolaşıyorsa neden toplayabildiğimiz mermi sayısı, el bombası sayısı sınırlı? Tamam bavulla da dolaşmasın sırtında olsun bütün silahlar peki bu kadar yükle bu ne sürat Gordon...




20 Mart 2012 Salı

Amnesia: The Dark Descent

Daha önce Penumbra dan bahsetmiştim aynı ekip bir başka oyun yapmış ve bu sefer daha profesyonel. Oyun çıkalı çok oldu tabi ben blogu yeni açtığım için yeni yazıyorum :)

Oyunda psikoloji faktörü çok hoşuma gitti. Normalde oyunlarda can seviyesi olur fakat karakterimizde psikoloji seviyesi de var. Mesela karanlıkta çok kaldıkça psikolojisi bozuluyor ve baş ağrısı başlıyor. Bu ekranda kaynamalara sebep olabiliyor. Karanlık meselesini abartır, Penubradaki gibi ortaklıkta gezen yaratık yüzünden gaz lambasını açmazsanız psikoloji iyice bozuluyor ve karakterimizin dişleri gıcırdamaya başlıyor. Haliyle bu gıcırtılar bizi de geriyor... Bunlardan kurtulmanın tek yolu bir yerlerde mum ya da meşale yakıp biraz soluklanmak. Ayrıca gireceğiniz odalar kapıları yavaş açın yakınlardaysa sesi duyabilir ve kapıyı arkanızdan kapatın saklanmaya fırsatınız olsun.

Düşmanımız Penumbradaki yaratığın aynısı. Etrafında fazla dolaşmamak lazım. Sesini duymamız psikolojimizin iyice bozulmasına sebep oluyor ve görüntü iyice bulanıklaşıyor. Bir yerde saklanıyorsanız sakın yaratığa bakmayın, psikolojiyi en çabuk bozan unsur bu. Karakterimiz böyle durumlarda bayılabilir ve ses çıkarsa yaratığının bizi bulması uzun sürmez.

Gerilimi katlanma dışında zekamızı ve hafızamızı çok iyi kullanmamız lazım. Mutlaka her çekmeceyi açmalıyız her kapının arkasına bakmalıyız. İşimize yarayacak bir şeyi atlarsak çok gerilere dönmemiz gerekebilir.

Gerçekten taktir ediyorum bu adamları koca şirketlerle yarışıyorlar bu sektörde. Şu oyundaki gerilimi başka bir oyunda bulamazsınız. Bu oyunu izlemek oynamaktan daha güzel :) Arkadaşlarınızla sabahlamak için iyi bir tercih...

9/10


19 Mart 2012 Pazartesi

Penumbra Black Plague

Korku oyunlarının taçsız kralı... Tek başına oynanılamayacak cinsten bir oyun. Bir silent hill, doom ya da half life kadar popüler olmadı bu oyun. Çünkü bir şirket tarafından değil iki tane genç tarafından tasarlandı.

Oyun bizi o kadar içine alıyor ki bazı yerlerde nefesimizi tutuyoruz. Sebep ?Sebep çünkü elimizde bir silah yok. Elinde feneriyle insan-yaratık karışımı bir varlık sürekli peşimizde. Şöyle düşünün bir mekana girdiniz ve her korku oyununda olduğu gibi etraf karanlık. Elimizde bir adet fener ve fosforlu ışık var şu eğip bükünce parlayan şey var ya çocuklar oynar genelde işte o. Bu arkadaşa görünmememiz lazım. Işığı ve sesi fark ediyor bir şeyleri devirmeden mümkün mertebe ışık kullanmadan hareket etmemiz lazım ve mutlaka çevrede, ani bir duruma karşı arkasına saklanabileceğimiz bir şey. Peki bu arkadaş bizi görürse ne yapacağız ? Tek yol kaçmak koş forest koş :) Bizden süratli olduğu için mutlaka yetişecektir o yüzden bir kapıdan içeri girmeliyiz, kapıyı kapatmalıyız ve kapının arkasına bir şeyler dizmeliyiz. İçerde koltuk, masa, dolap ne olursa arkasına saklanmalıyız. Kapıyı kırabilirse bizi içeride arayacaktır.

Oyunun içinde çeşitli bulmacalar var. Her deliğe bakmadan sakın bir sonraki kapıyı açmayın ya da mekana geçmeyin geri de gerekli malzemeleri unuttuysanız geri dönmek eziyet verici olabilir. Mesela oyuna başladığınızda bir odadasınız ve ne yapacağınız hakkında hiç bir fikriniz yok. Şöyle özet geçeyim, önce bir bozuk para bulacaksınız sonra mengeneyle bu parayı sıkıştıracaksınız ve daha sonra havalandırma deliğini bulup incelttiğiniz parayla vidasını söküp dışarı çıkacaksınız. Tabi sağda solda bulduğunuz pil, hap türü şeyleri unutmayın.

Bu oyundan önce Penumbra Overture var oyunun hikayesi sizin için önemliyse önce onu bitirin. Onun farkı yaratık yerine köpekler var ve köpeklere elimizdeki kazma yada çekiç ile vurabiliyoruz.

Eksikleri ise grafikleri eski oyun nede olsa tek cd fakat bence bu tarz grafikler bu tür oyunlara daha güzel bir atmosfer katıyor.

Puanım 8/10







18 Mart 2012 Pazar

Mutlaka izlenmesi ve izlenmemesi gereken filmler



İZLENMESİ GEREKENLER

*Leon




*Forest Gump



*Watchmen



*Şeytana Karşı



*Aile babası 



*V for Vendetta



*Esaretin bedeli



*Dövüş Kulübü 





*Akıl oyunları



*Er Ryan'ı Kurtarmak




*Buz Devri serisi 



*Piyanist



*Yeşil yol



*Titanic



*Arabistanlı Lawrence



*7 yaşam



*Bir Rüya İçin ağıt



*Sil baştan



*İhtiyara delikanlı



*Çöküş



*Milyoner



*Şeytan



*Truman show



*Umudunu kaybetme



*Hırçın sevgilim



*Koku(Bir katilin hikayesi)



*Testere serisi



*Baba serisi



*Makinist



*Donnie Darko


*Özgürlük Yazarları


*Hotel Rwanda








İZLENMEMESİ GEREKENLER

*Şeytanın ini

*Sümela'nın şifresi: Temel

*Kara Büyü




Keşfettikçe güncelleyeceğim...

12 Mart 2012 Pazartesi

Paulo Coelho - Elif



Reklamı o kadar çok yapıldı ki heyecanla başladım okumaya fakat sonuç hüsran... Kitabı çabuk bitirdim çünkü kısa ve merak uyandırıcıydı.

Bu romanda bir de Türk karakter var ismi Elif değil Hilal. Elif' in ne olduğunu yazmayacağım okumak isteyenlerin merakı kaçmasın.

Kitap reankarnasyon üzerine bina edilmiş, kaybettiği nokta da burası zaten. Bu kitap Hindistan' da sevilir fakat burası Türkiye. Çoğumuz Müslüman olduğu için reankarnasyon meselesi bizi ancak güldürür. Ayrıca kitapta genel ahlaka ters olan şeyler sanki çok normalmiş gibi anlatılıyor ve kitap gözümde iyice küçülüyor.

 Eğer yazar, bu roman gerçek bir hikayedir demese daha çok puan verirdim.

3/10

Halid Hüseyin - Uçurtma avcısı



Sovyet işgali öncesi Afganistan' da başlıyor iki arkadaşın hikayesi. Emir ve Hasan ayrılmaz bir eküri. Fakat hayatın şartlarıyla ikisi de aynı derecede mücadele edemiyor. Biri savaşırken diğeri kaçmayı seçiyor... 

Korkak insanın geçmişiyle acı yüzleşmesi....

İhanet, korkaklık ve pişmanlık kavramları bu romanı anlatmaya yetiyor. 

Bu romanı okurken bir an bile sıkılmayacaksınız, belki de gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. Etkileyici ve akıcı anlatımının hayranı olacaksınız.

Aynı isimle kitabın filmi de çekildi fakat ben kitabı filme tercih ederim.

Merak etmeniz için kitap hakkında fazla bilgi vermiyorum. Şiddetle tavsiye ederim!

9,5/10

9 Mart 2012 Cuma

Siyahlı Kadın (Korku-Gerilim)

Korku filmleri ne zaman kendini tekrarlamayı bırakacak bir fikri olan var mı? Artık korku filmlerini üçe ayırıyorum. Birincisi bir grup gencin geziler düzenleyip sırayla öldüğü korku filmleri. İkincisi ruhların mantıksız hareketler yaptığı, sorunlu çocukların olduğu( bu sorunların oynadıkları oyuncaklardan kaynaklandığını düşünüyorum ), ve başrol oyuncularının cesaret timsali olduğu filmler.Üçüncüsü ise zombili, vampirli, cinli, büyülü vs. filmler. Siyahlı kadın filmi ikinci kategoride.

Filmin atmosferi güzel. Özellikle filmin büyük bölümünün geçtiği malikane ve bulunduğu yer enfes... Malikanenin dekorasyonu etkileyici. Hele şu kurmalı oyuncaklar ve melodileri... Çocuğum olursa bir gün böyle oyuncaklar almam, akla zarar Mazallah!

Daniel Radcliffe namı diğer Harry Potter iyi iş çıkarmış rolüne yakıştığını düşünüyorum. Zaten filmdeki ikinci ana karakter Siyahlı Kadın o da arada görünüyor, çat burda çat kapı arkasında, bazen bağırıyor onun da oyunculuğu iyi yani :)

Fakat sizin de dikkatinizi çekecek mi bilmem ama bazı sahnelerde kendimi korku oyunu oynar gibi hissettim. Özellikle sağ elinde balta sol elinde mum olan sahne.

Acı teması da ağır basıyor filmde, çocuklar ölüyor, mezarlıklar, kadının hali harap... O yüzden +18 diyorum bu filme. Böyle sahneler bilinçaltını korku sahnelerinden daha çok etkiler aman çocuklarınızı uzak tutun bu filmden.Fakat kanlı sahnenin olmaması bir artı bence, sınırı fazla zorlamamışlar.

Böyle filmlerde işin içine keşke şu ruhlar girmese diyorum. Filmde ruh yerine gerçekten bir katil olsa her şey daha inandırıcı ve etkileyici olacak. Ruh ve insan bir arada olunca mantıksızlık serisi başlıyor. Mesela ruhların sağdan soldan çıkıp acayip tavırlar sergilemesini anlayamıyorum ne yani öldünüz beyniniz çürüdü diye mi böyle şeyler yapıyorsunuz ? Hele esas oğlan, bu ne cesaret birader ? Normal şartlarda bir insan, sandalye sahnesinde  aklını yitirir. Fakat bu arkadaşımız sadece geriliyor. Eline geçse hayaleti dövecek o derece cesaretli. Ayakta alkışlıyorum! Ama onlar ne yapsın korku filmi böyle olur...

Korku filmleri bana mantıksız gelir o yüzden pek hevesli seyretmem ama genel olarak korku filmlerine bakarsak bu filmin seyredilebilirliği daha yüksek o yüzden tavsiye ederim. Ayrıca gerilim dozu fena değil.

10/7



127 saat (Biyografi-Dram-Macera)

Arkadaşım cep telefonun olsun, rahatsız edilmek istemiyorsan kapatırsın bu kadar basittir ya. Yok Radyasyon yayıyor, bağımlılık yapıyor diyorsan şu filmi izle de gör adamın başına neler gelmiş. Ama adamın verdiği mücadele taktire şayan. Her şeye rağmen hayatta kalma çabası.. Ölümle yüzleşen bir insan neler yapabilir ?

İzlenmesi gereken bir film...


Kule Soygunu (Aksiyon-Komedi)

Bir filmin baş rolünde zenci varsa ve bu film komedi kategorisindeyse tamam, artık o filmi izlememek için bir bahaneniz yoktur.. Filmde küfür ve müstehcen sahne bulunmadığı için Aile kategorisine de girebilir. Esas oğlan yanlış adama güvenerek kendine güvenen insanları zor duruma sokuyor ve Robin Hood olmaya karar veriyor, zenci dostumuz da keşiş rolünü üstleniyor. Filmin polisiye yönü de var paranın yeri çok akıllıcaydı..:)

Gülmekten yerlere yatmazsınız ama eğlenceli bir film tavsiye edebilirim.


Devlerin Günahı (Tarih-Savaş-Dram)

İspanya iç savaşını anlatan bu film bir çok içler acısı durumu gözler önüne seriyor. Gücü elinde bulunduran neden her zaman güçsüz olanı ezmeye çalışır sorusunu soruyoruz kendimize. Beraber ve anlayışlı bir birlikteliğin gerekliliğini tarih sahnesinden vizyona taşımış bu film.

Dünya beni ilgilendirmez demiyorsan bu film izlemelisin, imdb puanına aldırma...


7 Mart 2012 Çarşamba

V for Vendetta

Aynaya baktığınızda suçluluk duyuyorsanız gerçekleri öğrenmişsinizdir..

Kim olduğun ne yaptığın yanında önemsizdir...

Fikirlere kurşun işlemez...

Ve daha diğerleri. Maskeli bir adam ve yozlaşmış bir hükümet arasındaki mücadele. Gerçek bir olaydan uyarlanmış. Bol bol aksiyon görebileceksiniz bu filmde.

Mutlaka izleyin derim..


Aile Babası (Aile-Dram-Komedi-Fantastik)

İş mi kariyer mi? Kariyeri seçen insanların kaçırdıkları. İşkolikseniz bu filmi izleyin derim. Oyunculuk çok güzel filmde herkes rolüne yakışmış özellikle bayan başrol oyuncusu. Aileyle izlemek için ideal filmlerden birisi. Tek bir eksiği var adam kariyerini bırakıyor ama seçtiği hayatta da fakir kalmıyor. Her şeye rağmen Türkiye' de standart bir yaşama sahip olan herhangi bir insanın ancak rüyasında görebileceği bir evde oturuyor.

Aileyle güzel vakit geçirmek için iyi seçim.

Şeytana Karşı (Dram-Psikolojik)

Bu film ismini o kadar doğruluyor ki. Yaşadığımız hayata çok güzel göndermeler var. En üstte ulaşılamayan kodaman kesim, ortada onların eli sopalı yardımcıları ve dilsiz şeytanlar, en altta ise onların şakşakçıları ve koyunlar. Bu koyunlardan bir tanesi kurt olmaya karar verirse ne olur ? İzleyip görelim...

Kendinizi fazla kaptırmayın Maazallah okuldan kovulursunuz, iyi seyirler :)


Watchmen (Fantastik-Dram-Aksiyon-Macera)

Bir fıkra hatırlıyorum.Adam doktora gider.Kederli olduğunu söyler.Hayat onun için zor ve zalimdir.Tehtitkâr bir dünyada kendini yapayanlız hissettiğini söyler.Doktor tedavisi basit der.Büyük palyaço Pagliacci şehrimize geldi.Git onu gör seni neşelendirir.Adam göz yaşlarına boğulur.Ama doktor der Pagliacci benim zaten. (Rorschach)


Bu filmdeki Rorschach karakteri o kadar iyi ki sırf bu karakter için bu film izlenir... Dünya barışına dair farklı bakış açılara insana çok şey katıyor. Tekrar tekrar izlenilecek bir film. Manalı bir film arıyorsanız tam size göre.


Ölmeden önce izleyin derim.







Sürpriz Baba (Romantik-Komedi)

Esas oğlanın en iyi arkadaşına yaptığını görünce yok artık diyeceksiniz :) Filim klasik romantik komedi tarzında ve gayet eğlendirdi.  Oyunculuk gayet iyi hele bayan rolüne çok yakışıyor. Aile filmi de denebilir fakat çocuklara tavsiye edemem bu filmi, bu tür filmlerdeki aşırı rahatlık karakteri oturmamış bir insanda istenmeyen psikolojik bir etki bırakabilir.

Eğleneceğiniz tahmin ediyorum o yüzden iyi seyirler dilerim. :)


Forest Gump (Aile-Biyografi-Dram-Komedi)

Koş Forest Koş ya da Neden ölüyorsun anne ?Tom Hanksten başkası yakışmazdı heralde bu role. Zeka seviyesi çok düşük olan bir insanın komutlarla yaşayarak ortaya koyduğu başarı eğlenceli fakat yeri geldiğinde hüzünlendiren bir dille anlatılmış.. Aile filmleri arasında bir numara.

Ölmeden önce izlenmeli


Beyaz Melek (Dram)

Mahsun Kırmızıgül çok güzel işler yapıyor. Oyuncu kadrosu harikulade. Filmin konusu mükemmel. İmdb de hak ettiği yerde olmayan filmlerden birisi.

Bir gün yaşlanacağımızı hatırlayın ve bu filme mutlaka vakit ayırın.


Av Mevsimi (Polisiye-Gizem-Dram)

Şener Şen ve Cem Yılmaz.. İkisi de rollerine öyle güzel oturmuşlarki, oyunculuk süper. Filmin atmosferi Türk filmlerinde alışık olmadığımız derecede güzel. İlk defa böyle bir Türk filmi izledim fakat filmin ortasında bir sahne var o sahneyi görünce tamam diyorsunuz her şey ortaya çıktı yani aşırı kafa yormaya gerek yok beklenmedik bir sonla bitmiyor.

Yabancı Polisiye filmler kadar başarılı olamasa da Türk film sektörü açısından bir ilk ve seyir zevki var o yüzden izleyin derim.


Sil Baştan (Dram-Romantik-Fantastik)

Bu film insana gerçekten bir şeyler katıyor. Sevgilinle ya da eşinle küssen bu filmi izle ve izlet. Bardağın dolu kısmını görmenize yardımcı olacaktır. Jim Carrey bildiğimiz Jim Carrey :) Oyunculuk çok güzel. Senaryo da iyi düşünülmüş fakat en önemli nokta filmin seyri...

Ölmeden önce izlenmesi gerek...


Hırçın Sevgilim (Romantik-Aşk-Komedi-Dram)

Öncelikle bu filmin Güney Kore versiyonunu izliyoruz. Bu film imdb den hakkını alamamış. E sevişme yok, kimse kimseyi aldatmıyor, karakterler gayet doğal, esas oğlan karizma değil kız seksi değil, haliyle film 8.0 nota ulaşamadı. Ama benim izlediğim en eğlenceli romantik komediydi..

Ölmeden önce izleyin diyorum..


RSS FeedRSS

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Macys Printable Coupons